✕

İletişim

Bizimle doğrudan iletişime geçmek için aşağıdaki kanalları kullanabilirsiniz:

✕

İletişim

Bizimle doğrudan iletişime geçmek için aşağıdaki kanalları kullanabilirsiniz:

İçindeki Güce Ses Ver

Inner Activism within Women;
Tutsağı olduğumuz zihinsel kodlardan sevgi zemininde şefkat ve cesaretle özgürleşme yolculuğudur…

Inner Activism within Women;
Tutsağı olduğumuz zihinsel kodlardan sevgi zemininde şefkat ve cesaretle özgürleşme yolculuğudur...

Neden Inner Activism?

Kısıtlanmışlık sadece fiziksel veya yasal değildir; en derin ve görünmez olanı zihinsel prangalardır. Toplumun yarısını oluşturan kadın diğer yarıyı da yetiştirendir. Eğer kadın kendi içindeki erkek egemen ve kadını suçlayan kodları kırmazsa, maruz kaldığı bu tutsaklığı doğurup büyüttüğü “diğer yarıya” kendi elleriyle aktarır. Farkında bile olmadan erkek çocuklarına tahakkümü, kız çocuklarına ise utanmayı ve boyun eğmeyi öğretir. Bu döngüyü kırmak için kadının önce kendini zihninin sömürgesinden kurtarması; ardından gücünü, değerini ve kimliğini yeniden inşa etmesi gerekir. Tam da bu yüzden aktivizm sokaklardan önce kadının kendi içinde başlamalıdır; çünkü zihnen ‘kısıtlanmış’ bir kadın, özgür bir toplum yetiştiremez.

Peki, bu içsel devrimi ne başlatacak? ▼

Aktivizmin temelinde haklı bir öfke yatar. Otantik öfke, bize yanlış giden ve değiştirmemiz gereken bir şeyler olduğunu söyleyen çok değerli bir duygudur. Ancak kadın, içindeki bu gücün kaynağını fark etmeden öfkesini bilinçsizce dışa vurduğunda, yaftalanır, suçluluk ve utanç duymaya itilir. Etkisiz olan bu duyguların ve davranışların ne kadına ne de topluma bir faydası vardır!

İşte biz, Inner Activism Within Women inisiyatifi olarak, değişim için elzem olan bu öfke enerjisini psikolojik becerilere ve değerlere dönüştürmek için buradayız.

Erich Fromm’un “sevgi” nin bileşenleri olarak tanımladığı Bilgi, Sorumluluk, Özen-Bakım (care) ve saygıyı kendimize pusula edindik, şefkati ve cesareti ise meşale…

Öfkenin işaret ettiği yarayı, benimsediğimiz felsefeler, öğrendiğimiz kuramlar ve uzmanı olduğumuz modellerle kucaklıyor ve iyileştiriyoruz. Kadının kendi içsel uyanışı, sadece bireysel veya toplumsal bir onarım meselesi değil; insanlığın gerçek sevgi zemininde yeniden ayağa kalkabilmesi için yegâne şarttır

Değişmesini istediğimiz dünyayı, önce kendi içimizde şefkatli otoritemizle, bilgece inşa etmek için yola çıktık…

Biz Kimiz?

İşlevsel Akıcılık Türkiye Network üyeleri ve TIFF uygulayıcıları olarak insanın dönüşüm kapasitesine duyduğumuz inançla bir araya gelen, kadının güçlenmesine gönül veren sivil bir inisiyatifiz. Farklı kariyer ve yaşam yolculuklarından gelen kadınlar olarak; yönetim, eğitim, psikoloji, transaksiyonel analiz, sosyoloji, koçluk, danışmanlık ve davranış bilimlerinin metodolojilerini yaşam tecrübemizden süzülen birikimlerimizle harmanlıyoruz.

Ne Yapıyoruz?

Kadınların içsel özgürleşme sürecinde psikolojik beceriler geliştirmelerini kolaylaştırıyor, güçlenmelerine eşlik ve tanıklık ediyoruz. Kendilerini bir bütünlük içinde derinlemesine anlamalarına, sahip oldukları gücü fark etmelerine, biricikliklerini dünyaya ifade etmelerine alan açıyoruz.

Nasıl Yapıyoruz?

Nöroplastisitenin yani beynin kendini yeniden şekillendirebilme gücünün rehberliğinde; davranışlarımıza bakarak içselleştirdiğimiz kalıpların beynimizde yarattığı inanç sistemini güvenli bir alanda, şefkatle görünür kılıyoruz. Oluşan farkındalığı bilimle ve özenle işleyerek, beynin yeni gerçeği haline gelen kalıcı, köklü ve güçlendirici davranışlara dönüştürüyoruz.. Bütüncül bir bakış açısı ile psiko-eğitimler, dönüştürücü atölyeler, koçluk-mentorluk süreçleri ve maskesiz, otantik sohbetlerimizle bu güvenli dönüşümü gerçekleştirmeye davet ediyoruz.

Neden Inner Activism?

Zihinde Çınlayan Öğretilmiş İç Sesler:

  • • “Ben buna gerçekten layık mıyım?”
  • • “Hayır dersem beni severler mi?”
  • • “Önce herkesin ihtiyacını karşılamalıyım…”

İçsel Özgürleşme (Emancipation)

Kadının; İçselleştirdiği öğretileri fark ederek kendi değerini, sesini ve seçimlerini yeniden sahiplenmesidir.

YAŞAM ÇAĞRISI:

  • • “Bana öğretilenden bağımsız ben nasıl yaşamak istiyorum?”
  • • “Nasıl bir anlam yaratmak istiyorum?”
  • • “Bu seçim gerçekten bana mı ait?”

Kadın Girişimciler ve Startuplar

Yaratıcılık ve tutkuyla kurulan girişimleri içsel güçle köklendirmeye odaklanıyoruz. Sürekli yetkinlik ispatlama, her yükü tek başına göğüsleme ve mükemmeliyetçilik gibi görünmeyen enerji kaçaklarını fark ettirerek kararlarda ve davranışlarda enerji tasarrufu sağlıyoruz. Girişimcinin zihnini, değerlerini ve eylemlerini şirketinin vizyonuyla hizalayıp girişimi sürdürülebilir kılmasını destekliyoruz.

Eğitmenler & Öğretmenler

“Bildiğini değil, olduğunu öğretirsin” felsefesinden yola çıkıyoruz. Sınıf içindeki görünmez eğitim travmalarını fark etmeye ve nesiller arası aktarımını durdurmaya odaklanıyoruz. Öğretmenlerin beklenen “fedakar” ve “kusursuz” rollere sıkışmak yerine; otonomi, otantiklik ve duygusal regülasyon becerilerini geliştirerek sınıfa kendi biricikliklerini getirmelerine, şefkatli ve güvenli bir öğrenme iklimi yaratmalarına alan açıyoruz.

Sanatta Kadın

Yaratım sürecindeki sanatçı, yazar ve gazeteci kadınların, içlerindeki güçlü değişim enerjisini toplumsal kalıplara veya içsel sansürlere takılmadan etkili şekilde eserlerine kanalize etmelerini destekliyoruz. Kendi otantik seslerini korkusuzca duyurarak sanatlarıyla başkalarına ilham olmalarına ve kolektif farkındalık yaratmalarını destekliyoruz.

Kurumsal kültürdeki eril kalıplara, mikro-saldırılara ve cam tavanlara katı bir güç ve kontrol odağıyla uyum sağlamak yerine şefkatli otoritelerini sahiplenmelerine alan açıyoruz. Bütünleştirici, şefkatli ve ilham verici liderliklerini geliştirmelerini destekliyoruz. Ekiplerine ve organizasyonlarına rol model olabilecekleri dönüşüm alanı açıyoruz.

Öncelikli İhtiyaç Duyulan Beceriler Nelerdir?

AWARENESS

AUTHENTICITY

Leadershıp

EMOTIONAL LITERACY

AUTONOMY

Fark et → Sorumluluk al → Otantik ol → Seç → Harekete geç

Neden Inner Activism?

Tek Başımıza Taşıdığımız Yükler

Zihinde Çınlayan Öğretilmiş İç Sesler:

  • • “Ben buna gerçekten layık mıyım?”
  • • “Hayır dersem beni severler mi?”
  • • “Önce herkesin ihtiyacını karşılamalıyım…”

YAŞAM ÇAĞRISI:

  • • “Bana öğretilenden bağımsız ben nasıl yaşamak istiyorum?”
  • • “Nasıl bir anlam yaratmak istiyorum?”
  • • “Bu seçim gerçekten bana mı ait?”

Kadın; Suçluluk, Utanç ve Fedakarlık Mirasını
Hikayelerle Nasıl Devraldı?

Mitos / Kutsal Anlatı

Adem ve Lilith

Adem’in ilk eşi. Kendi otoritesini sahiplenip boyun eğmediği için Cennet’ten sürülen ve şeytanlaştırılan kadın…

Zihin kodlarımızı ve duygularımızı gör ▼

Zihin Kodları: “Gücümü ve otoritemi elime alırsam düzeni bozar, tehlike yaratırım.”

Duygu: Engellenme, dışlanma korkusu, yalnızlık

Mitos / Kutsal Anlatı

Adem ve Havva

Yasak meyve, baştan çıkarma ve cennetten kovuluş… Kadın, insanlığın tüm acılarının ve ölümün asli sorumlusu olarak kodlandı.

Zihin kodlarımızı ve duygularımızı gör ▼

Zihin Kodları: “Kendi arzumu izlersem her şeyi mahvederim”

Duygular: Asli suçluluk ve kolektif utanç

Mitoloji

Pandora’nın Kutusu

Güzel ama “tehlikeli” Pandora… Merakına yenik düşüp kutuyu açtığında dünyaya hastalıkları ve kötülüğü yaydı. Kadının merakı felaketin sebebi sayıldı.

Zihin kodlarımızı ve duygularımızı gör ▼

Zihin Kodları: “Çok kurcalarsam başımıza iş açarım!”

Duygular: Merak suçluluğu, Engellenmişlik

Kolektif Masal

Külkedisi (Sindrella)

Zorba üvey anne ve kızları tarafından uğradığı haksızlığa sessizce katlanıp, kurtuluşu bir erkeğin kendisini seçmesinde bulan külkedisi.

Zihin kodlarımızı ve duygularımızı gör ▼

Zihin Kodları: “Maruz kaldığım adaletsizliğe ve zorbalığa sessizce katlanmalıyım. Hayatımın değişmesi için birinin beni fark etmesini ve kurtarmasını beklemeliyim.”

Duygular: Çaresizlik hissi ve kurban psikolojisi

Kolektif Masal

Pamuk Prenses & Üvey Kraliçe

“Ayna ayna söyle bana…” Kadınları beden güzelliği üzerinden birbirine düşman eden, yaşlanma korkusuyla cezalandıran rekabet anlatısı.

Zihin kodlarımızı ve duygularımızı gör ▼

Zihin Kodları: “Güzelliğim kadar değerli ve önemliyim.”

Duygular: Kıskançlık, yetersizlik, yaşlanma kaygısı

Kolektif Masal

Hansel ve Gretel

Bağımsız kadının “cadı” olarak şeytanlaştırıldığı ve “fedakarlık mirasına” uymayan üvey annenin canavarlaştırıldığı anlatı.

Zihin kodlarımızı ve duygularımızı gör ▼

Zihin Kodları: “Kendi ayaklarımın üzerinde durursam ‘tehlikeli’, her şeyimi feda etmezsem ‘kötü kadın’ ilan edilirim.”

Duygular: Dışlanma korkusu, suçluluk

“Nesiller boyu aktarılan bu rolleri; Varoluşçu Felsefe, Transaksiyonel Analiz Felsefesi ve İşlevsel Akıcılık Modeli ile dönüştürüyoruz…”

Misyonumuz

  • Kadınların öz-güçlerini ve özerkliklerini yaşamın her alanında hayata geçirmelerini desteklemek.

Vizyonumuz

  • Kadınların özgürce “Ben buradayım; yaşamımın sorumluluğunu ve seçim gücümü sahipleniyorum” diyebildiği, bireysel uyanışların ortak bir kolektif bilince dönüştüğü gelecek yaratmak

✓ Neyi Amaçlıyoruz?

  • Zaten sahip olunan içsel gücü fark etmek, sahiplenmek ve kendi yaşamının öznesi olmak.
  • Onay alma veya kabul görme kaygısıyla kendinden vazgeçmeden, kendi sınırlarını  ve öz-değerini koruyarak bağ kurmak.
  • İçselleştirilmiş kök inançları sorgulama cesaretini ve kendi seçimlerini yapabilme özerkliğini geri kazanmak.
  • İçsel özgürleşmeyle birlikte kadının liderliğini, girişimciliğini, eğitmenliğini ve yaratım süreçlerini dönüştürmek.

✕ Neyi Amaçlamıyoruz?

  • Kendini değiştirmeye zorlamak ya da sürekli “daha güçlü / mükemmel” olmaya çalışmak.
  • Kadınlara dışarıdan yapay roller veya yeni sorumluluklar yüklemek.
  • Nasıl yaşamaları gerektiğini söylemek ya da kadınları başka bir kalıba sokmak.
  • Erkeklerin kendi ataerkil kodlarını dönüştürme gerekliliğini yadsımak ya da bu dönüşüm sorumluluğunu yalnızca kadının omuzlarına yüklemek.

Felsefemiz- İnandıklarımız- Metodolojimiz

Varoluşçu Felsefe

Anlam Arayışı & Yaşam Sorumluluğu

Her insanın kendi yaşamını anlamlandırma, kendi kararlarını verme ve seçimlerinin sorumluluğunu üstlenme gücü vardır. Geçmişe veya başkalarına sığınmak yerine kendi hayatının karar vericisi olmayı esas alır.

Detayları & Soruları Gör ↗

Transaksiyonel Analiz Kuramı (TA)

“Ben Değerliyim – Sen Değerlisin” İlkesi

Her insanın doğuştan değerli ve eşit olduğu fikrine dayanır. İlişkilerde kendinden vazgeçmeden var olabilmeyi ve geçmişten taşıdığımız otomatik ilişki kalıplarını dönüştürme, hikayemizi yeniden yazma gücümüzü vurgular.

Detayları & Soruları Gör ↗

İşlevsel Akıcılık Modeli

Anlık Tepkiden Bilinçli Yanıta Geçiş

İlişkilerimizdeki alışılmış davranış kalıplarımızı fark etmemizi sağlar. Otomatik tepkiler vermek yerine; hem kendimizi hem de çevremiz için esnek, bilinçli ve etkili tutumlar seçmemize rehberlik eder.

Detayları & Soruları Gör ↗


✕

Varoluşçu Felsefe

Anlam Arayışı & Kendi Yaşamının Sorumluluğu

  • İnsan, öleceğinin farkında olan tek canlıdır ve anlam arayışı ihtiyacındadır.
  • İnsan kendi yaşamının öznesi olabilir, seçim yapabilir ve seçimlerinin sorumluluğunu alabilir.
  • İnsan, yalnızlığın ve ölüm korkusunun yarattığı boşluğu kaygıyla değil, anlamla doldurduğunda yaşama köklenir ve iyi oluşu deneyimler.

Şimdi Kendi Hayatına Bak ve Düşün:

  1. “Şu an yaşadığım hayat gerçekten ‘benim’ seçimim mi, yoksa ‘el alem ne der’ diye başkalarının istediği hayatı mı yaşıyorum?”
  2. “Hayatımdaki tıkanıklıklar için ‘Şartlar böyle’ derken, aslında kendi kararlarımın sorumluluğundan kaçıyor olabilir miyim?”
  3. “İçimde bir boşluk veya kaygı hissettiğimde hemen alışverişe, telefon ekranına mı kaçıyorum; yoksa ‘Bana gerçekten ne iyi gelir?’ diye durup düşünüyor muyum?”

✕

Transaksiyonel Analiz (TA)

“Ben Değerliyim – Sen Değerlisin” İlkesi

  • Bütün insanlar değerli ve biriciktir. “Ben OK’im – Sen OK’sin”
  • Her insanın kendi kaderini oluşturma ve ona karar verme gücü vardır.
  • Dilerse kararlarını değiştirebilir ve problemleri çözebilir.
  • Geçmişten taşıdığımız otomatik yaşam senaryolarının ve kalıplaşmış ilişki döngülerinin içinde sıkışıp kalmak yerine bugün daha özgür, bilinçli seçimler yapabilmektir.

Şimdi Kendi Hayatına Bak ve Düşün:

  1. “Kendimi ne kadar değerli, insanları ne kadar güvenilir görüyorum?”
  2. “5 yaşımda aldığım ‘Hep güçlü görünmeliyim’, ‘Kusursuz olmalıyım’ veya ‘Herkesi memnun etmeliyim’ gibi kararlar bugünümü nasıl yönlendiriyor?”
  3. “Tıkanıklıklarda hangi rolü üstleniyorum: yardıma koşan ‘Kurtarıcı’ mı, suçlayan ‘Zalim’ mi, kurtarılmayı bekleyen ‘Kurban’ mı?”

✕

İşlevsel Akıcılık Modeli

Tepkiden Yanıta

  • Etkili ve anlamlı ilişkiler kurmanın yolu bireyin kendi davranış alışkanlıklarını ve kalıplarını ve bunların olası etkilerini anlamaktan geçer.
  • İşlevsel Akıcılık davranış menüsü ile esnek, işlevsel ve bilinçli davranışları seçebiliriz. Tepkiden yanıta geçebiliriz.

Şimdi Kendi Hayatına Bak ve Düşün:

  1. “Kendime ve çevreme nasıl ilgi ve özen gösteriyorum? Şefkatle mi, aşırı korumacı mı?”
  2. “Bilgimi ve yetkimi bilgiç mi yoksa otorite bir tutumla mı paylaşıyorum?”
  3. “Kaygıyla mı yoksa özgüven ve dostça mı ilişki kuruyorum?”
  4. “Kendimi ifade ederken yaratıcı, hayal gücü kuvvetli enerjiden mi yoksa benmerkezci enerjiden mi besleniyorum?”
  5. “Ne kadar anda, farkında, rasyonel karar alıyorum? Ne kadar geçmiş yükü ile tepki veriyorum?”

Püren Savaş Gedikoğlu

PSİKO-EĞİTİM KOÇU, YÖNETİM DANIŞMANI, TA, İŞLEVSEL AKICILIK & TIFF UYGULAYICISI

Kendi girişimcilik yolculuğundan süzülen birikimi Transaksiyonel Analiz ve İşlevsel Akıcılık zemininde sunarak; kadınların güçlerini ve öz değerlerini eyleme dökmelerine rehberlik ediyor.

Bilgesu Başkurt

UZMAN PSİKOLOJİK DANIŞMAN, NÖROKOÇ, İŞLEVSEL AKICILIK & TIFF UYGULAYICISı

TA ve İşlevsel Akıcılık ile buluştuğumda otantik sesimi bulmaya; uslu kız olmanın getirdiği bastırılmışlığı, öfkeyi, isyan ve direnci görmeye ve dönüştürmeye başladım. Kadınların zihinsel kalıplarını dönüştürmelerine eşlik ederken; ben de her gün biraz daha kendi sesime güvenmeye ve kendim olmaya izin veriyorum…

AR-GE & SATIŞ DİREKTÖRÜ, İŞLEVSEL AKICILIK & TIFF UYGULAYICISI

Kendimi, üzerime yıllar içinde eklenen yüklerden biraz daha özgürleşmiş; varoluşunun değerini bilen bir kadın olarak görüyorum. Ve en güzeli çocukken içimde olan inanç: “Ben her şeyi yapabilirim.” ile yürüyorum. Sizlere aynı yolda yol arkadaşlığı yapmayı heyecanla bekliyorum.

Sena Salantur

SOSYOLOG

Toplumsal yapılar ve dişil dinamikler üzerine odaklanarak kadınların özgürleşme yolculuklarına katkı sağlıyor. Detaylı bilgi çok yakında…

✕

Püren Savaş Gedikoğlu, MBA

PSİKO-EĞİTİM KOÇU, YÖNETİM DANIŞMANI, TA, İŞLEVSEL AKICILIK & TIFF UYGULAYICISI

Çok yakında…

✕

Bilgesu Başkurt

UZMAN PSİKOLOJİK DANIŞMAN, NÖROKOÇ, İŞLEVSEL AKICILIK & TIFF UYGULAYICISI

“Düşüncelerin kalitesi, yaşam kalitesini belirler.”

Yaptığım her çalışmanın temelinde bu inanç yatıyor, beni bu amaca yönlendiriyor: Düşünce, duygu ve davranışlarımız arasındaki o görünmez köprüyü görünür kılmak; yaşam kalitesini ve iyi oluşu desteklemek.

Kız çocuk özlemi çeken küçük bir geniş aileye doğdum. Abilerimin hareketliliği karşısında yaramaz olma ve onlara benzeme mesajıyla, “uslu ve sakin” olduğum için takdir görerek, büyüklerin fikirlerine ters düşmeyen, anne babasını üzmeyen o sessiz kalıbın içine girdim. Kendimi alana getirmediğimde ve uyumlandığımda sevgiye layık olduğum inanç sistemi ile büyüdüm.Büyüdükçe, toplumdaki kadını, korkutucu akşam haberleri gördükçe “Türkiyede kadın olmak zor, güvenli değil…” inancım ona eşlik etti.

Bunları anlamak ve dönüştürmek için mesleğimi seçtim diyemeyeceğim, fakat henüz zihnimin henüz anlamlandıramadığını sezgilerim iyiki bulmuştu; kendimi ve insanı anlama yoluna çıkmıştım… Yıldız Teknik Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik lisansımın ardından, yüksek lisans tezimde uslu kızın survival kiti mükemmeliyetçilik ve onlara eşlik eden olumsuz değerlendirilme korkusu ve yetersizlik duygularını derinlemesine inceledim. Bu arayış beni Akılcı Duygusal Davranışçı Terapi (REBT) yaklaşımıyla buluşturdu.

Yüksek lisans sürecimde PSG Eğitim ve Kariyer çatısı altında Püren Savaş Gedikoğlu ve ekibimizle yollarımın kesişmesi, akademik birikimimi psiko-eğitimlere dönüştürme fırsatı sundu. Bu süreçte uzmanlaştığım Transaksiyonel Analiz (TA) kuramı ve İşlevsel Akıcılık (Functional Fluency) modeli; hem kendi içimdeki o kodları anlamlandırmada hem de zihinsel kalıpları dönüştürmede son derece somut birer yol haritası oldu. Türkiye Network’ünün kurucu ekibinde yer alarak; TIFF Uygulayıcısı, TPLT Eğitmeni, TAPDA sertifikalı TA uygulayıcısı, Nörokoçluk ve GOTM (İşlevsel Akıcılık Matı) uzmanlıklarımı bir araya getirdim.

20’li yaşlarımın ortalarında, kendi yaşamımı kurmaya başladığımda ve TA, İşlevsel Akıcılıkla buluştuğumda otantik sesimi bulmaya; uslu kızın getirdiği bastırılmışlığı, öfkeyi, isyan ve direnci görmeye ve dönüştürmeye; kadın olmakla barışmaya başladım, hala o yoldayım…

Kadınlarla çalışmalarımda dönüştürmek istediğim en temel de bu oldu:
“Kadın olarak bize ait olmayan yükleri taşıyoruz.” 
Toplumun zihnimize kazıdığı “Kadın hizmet eder”, “Kadın çok karışmaz, sesini çıkarmaz”, “Kadın sesli gülmez” onlarca yüzlerce mesajla, kadın olmanın zorluğunun içselleştirilmesiyle büyüdük.Bu yükler her birimizin kendini var etme, sesini duyurma ve öz gücümüzü sahiplenme yetimizi gölgeliyor. Oysa toplumun baskılamaya çalıştığı ya da çekindiği güç, dışarıdan kazanılacak bir şey değil; üzerimize giydirilen normlar soyuldukça ortaya çıkan özümüzün ta kendisi.

Sıkı sıkıya sarıldığımız mükemmeliyetçiliği, olumsuz değerlendirilme kaygılarını ve toplumsal dayatmaları bir kenara bırakıp kendimiz olmaya izin vermenin muazzam bir şifa getirdiğine inanıyorum. Kadınlarla görünmez köprülerini inşa etmelerine, zihinsel kalıplarını dönüştürmelerine ve iyi oluşlarına eşlik ederken; ben de her geçen gün kendi sesime güvenmeye ve kendim olmaya biraz daha izin veriyorum…

✕

Yelda Ünal

AR-GE & SATIŞ DİREKTÖRÜ, İŞLEVSEL AKICILIK & TIFF UYGULAYICISI

Hayata, kadın olmanın görünmez kurallarıyla başladım. Nasıl davranmam, ne kadar görünür olmam, ne kadar ses çıkarmam, hatta bazen ne kadar gülmem gerektiğine dair söylenen ve söylenmeden öğretilen pek çok mesajla büyüdüm.

Uzun yıllar bunları hayatın doğal hali sandım. Öyle ki kırklı yaşlarıma kadar, kadın olarak dünyaya gelmiş olmayı bir şanssızlık olarak gördüğüm bir hayatım oldu.

Ama içimde hep başka bir ses de vardı: Merak eden, öğrenmek isteyen, üreten, sınırları zorlayan ve yüksek enerjisiyle “başka türlü de olabilir” diyen o çocuk…

Gıda mühendisliği, biyoteknoloji yüksek lisansı ve 35 yılı aşan kurumsal yaşamım boyunca üretimden Ar-Ge’ye, yöneticilikten insan ve ilişki dinamiklerine uzanan çok farklı alanlarda çalıştım. Erkek egemen iş dünyasında var olmayı, sesimi duyurmayı, liderlik etmeyi ve yeniden başlamayı defalarca deneyimledim.

Zamanla kendi içimde dönüştükçe, çevremi dönüştürme becerimin de güçlendiğini fark ettim. Kendime, ilişkilere ve insanlara bakışım değiştikçe bunu iş yapış biçimime, liderliğime ve kurduğum ilişkilere yansıtmaya başladım. Bugün kurumsal hayatımda yalnızca sonuç üretmenin değil; insanların kendilerini daha iyi anlayabilecekleri, daha açık iletişim kurabilecekleri ve farklı seçimler yapabilecekleri alanlar yaratmanın etkilerini gözlemliyorum.

Bu deneyim bana dönüşümün yalnızca bireysel kalmadığını öğretti: İnsan içeride değiştikçe, bulunduğu sistemi de değiştirmeye başlıyor.

Asıl büyük keşfim ise, insanın dış dünyadaki başarısının her zaman içeride özgür olduğu anlamına gelmediğini fark etmek oldu.

Nörobilimle başlayan insanı anlama merakım, Transaksiyonel Analiz ile derinleşti. TA’nın “Ben Değerliyim – Sen Değerlisin” yaklaşımı, değerimin başarılarımdan, rollerimden ya da başkalarının onayından gelmediğini görmemi sağladı.

Püren’le tanışmamla hayatıma giren İşlevsel Akıcılık Modeli ise, fark ettiğim içsel dönüşümü davranışlarıma nasıl taşıyabileceğimi görmemde güçlü bir rehber oldu. Çocukluktan ve kültürden taşıdığım otomatik davranışların kaderim olmadığını; fark edip daha bilinçli, esnek ve işlevsel bir yanıt seçebileceğimi öğrendim.

Bugün geldiğim yerde kendimi, üzerime yıllar içinde eklenen yüklerden biraz daha özgürleşmiş; varoluşunun kendi başına değerini bilen bir kadın olarak görüyorum.

Ve en güzeli… Çocukken içimde olan o duygu geri geldi: “Ben her şeyi yapabilirim.”

Şimdi bunu kendimi kanıtlamak zorunda olduğum için değil; merak edebildiğim, seçebildiğim, öğrenebildiğim ve kendi hayatımın öznesi olabildiğim için hissediyorum.

Inner Activism benim için yalnızca üzerinde çalıştığım bir yaklaşım değil; kendi hayatımda yürüdüğüm yolun adı.

✕

Sena Salantur

SOSYOLOG

Çok Yakında…